<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=29106666&amp;blogName=M%C3%A2kalat&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=BLUE&amp;layoutType=CLASSIC&amp;searchRoot=http://kainatmakalat.blogspot.com/search&amp;blogLocale=tr&amp;homepageUrl=http://kainatmakalat.blogspot.com/&amp;vt=836349103949408213" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" allowtransparency="true" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div>
Sitemiz 2008 Eylül ayından itibaren KAİNATAMEKTUP.com adresinden hizmet vermektedir.
Zaman zaman buraya da kayıt girilmektedir.

Ağustos 23, 2006

DOST

Son dönemlerde 'Dost' kelimesini çok kullanıyoruz. Malum kelimeler insanların ellerinde kirlenebiliyor. Bu sebepten bu kelime bize neleri çağrıştırıyorsa,bunları kendi penceremizden bakarak anlatmamız gerekiyor. Bazı kelimeler buzda kayak yapmasını sever. Fakat dost kelimesini buzda kaydırmak o kadar kolay değil.Belki bu sebepten, benim dünyamda yer buluyor. Oku,Kalem,Denge kelimeleri de bu guruba giriyor. Dost kelimesini kaleme almamız;bir Can Dostun isteği üzerine oluyor. Şu anda, yeni günün ilk saati içindeyim. Yazma fikri nasıl oluştu, ne kadar yazabilirim? İnsanlar kardeş olabilir, arkadaşta olabilir. Fakat dost, evet dost olmak ,o daha üst düzey bir paylaşım. Aradaki farkı iyi tespit edebilirsek ,dost kelimesinin anlamını daha iyi kucaklayabiliriz. Bence diğer kelimelerden ,Dost kelimesini ayıran denklik. Tarafların birbirlerini denk görmeleri ,bakış açılarını ona göre ayarlamaları önemli. Bir taraf kendini üstün yada alçak ,hangisi olduğu fark etmez ,görüyorsa,onur seviyesine gelemiyorlarsa,dostluğun kurulması zordur. Bir de özgürlük önemli. Yani dostluğun üzerine hiçbir maddi gölge düşmemeli , bana göre dostluğun en önemli unsurlarından biri bağımsızlık. Bir patron ile işçi ne kadar dost olabilirler. Örnekler çoğaltılabilir. Tabii ki bu tarif kişiler arası dostluğu anlatmaya belki yeterli gelebilir. Bir de gerçek dostluk var. Yüce Kitabımızda şifreleri açık ve gizli olan dostluk. Allah (c.c) 'ın “dostlarım” diyerek hitap etmesi bunlardan sadece birisi.En güzel dostlukta, Yüce Dost’a yaklaştıran olmalı. Hani o yüzüne baktığınızda Allah’ı hatırlatan veliler. Rabbimiz Dost hitabıyla insanın melekten farkını ortaya çıkarıyor. İnsanoğlu, Rabbi ile dostluk mukavelesini her secdede yeniliyor. İrade verilmişken hakiki Dostu bulabilmek ne büyük şeref. Meleklerin:" Biz sana sonsuz itaat ederken, insanı neden yaratıyorsun?" sorusunun cevabı yine dost kelimesinde gizli. İnsana meleklerin secde etmesi de, insanın seçme özgürlüğünden geliyor. Dağların bile yüklenmek istemediği yük bu olsa gerek. Okul, hastane, hapishane, askeriye daha sıralayabiliriz. Bunlar zorunluluk halinde bir araya gelinen yerlerdir. Herkes bilir ki bu ortamlarda arkadaş olunabilir. Fakat dost olmak zordur. Bunu kendimden biliyorum, askerde bir çok arkadaşım vardı ve dostluğa yaklaştığımızı düşünüyordum. Fakat askerlik bitince bir tane dost kazanabildiğimi öğrendim. Şu anda popüler insanlarında en büyük sorunu dostluk. Onlar dostluğun değerini daha iyi anlayabilirler Gerçek Dostu daha önceden bulmamışlarsa ,popülerlikten sonra hiç bulamazlar. Çünkü her zaman bir şüphe vardır. Hem bu sadece popüler olanlar için geçerli değildir, aynı sorunu zenginler de yaşar. Son olarak diyebiliriz ki dostluk aynı seviyede kalabilir mi?Kalmadığında bitmiş midir? Kalır demek kolaycılık ve gerçekten kaçmak olur. Bence dostluk samimiyetle başlar, samimiyetin, birbirine güvenin bittiği yerde sona erer. Birbirlerini eşit şartlarda gören insanların kavga ve tartışmaları da birbirlerini rencide etmez. Üstadım Cemil Meriç'in bir sözü ile toparlamak istiyorum. "Kaç insan düşünür,düşünen kaç insan karşılaşır, karşılaşan kaç insanda birbirine açılır." Bende ;birbirine açılan kaç insan dost olur” diyerek cümleye yeni bir ekleme yapıyorum. Böylece dostluğun ana damarı oluşmuş oluyor. Önce düşüneceğiz, sonra karşılaşacağız, ardından birbirimize açılacağız. Karşılıklı paylaşımlar sonucu samimiyet oluşmuşsa ,dostluk kurulmuştur. Önemli olan samimiyeti korumak yapmacık hareket yerine doğal olmak. Riya örtüsüne bürünmüş çok sayıda arkadaş yerine ,samimi bir dost yeter. Aklımızdan ve gönlünüzden geçenleri paylaşamıyorsak, gönül rahatlığı ile birbirimize söyleyemiyorsak daha dost olmamışız demektir. Yazının sonunda fark ettim ki, dost olmak gerçekten çok zormuş. Dostluğu değerli kılanda bu zorlukların sonunda ulaşılması, bence. Bence diyorum çünkü dost kelimesine bir kısıtlama getirmek istemem. Bu yazabildiklerim şu ana kadar benim dünyama yazılanlardı. Selam tüm can dostlar,selam candan dost olabilenler. Bizleri dostluğun sıcaklığına davet ediyorum. Hakikat dostluğunda buluşalım, tanışalım, paylaşalım... Sayabileceğimiz o kadar çok hakiki dostluk var ki. Peygamberimiz ve ashabı, ensar ve muhacir, Mevlana ve Şems ve sayfalara sığmayacak kadar Allah’ın veli kulları. Birbirini sadece O’nun rızası için seven dostlar. Eğer sizinde yüzüne baktığınızda Allah’ı hatırlatan, konuştuğunuzda içinizi genişleten bir gerçek insan tanıyorsanız hakiki dostluğu yaşadığınızı ifade edebilirsiniz. DOST Son dönemlerde 'Dost' kelimesini çok kullanıyoruz. Malum kelimeler insanların ellerinde kirlenebiliyor. Bu sebepten bu kelime bize neleri çağrıştırıyorsa,bunları kendi penceremizden bakarak anlatmamız gerekiyor. Bazı kelimeler buzda kayak yapmasını sever. Fakat dost kelimesini buzda kaydırmak o kadar kolay değil.Belki bu sebepten, benim dünyamda yer buluyor. Oku,Kalem,Denge kelimeleri de bu guruba giriyor. Dost kelimesini kaleme almamız;bir Can Dostun isteği üzerine oluyor. Şu anda, yeni günün ilk saati içindeyim. Yazma fikri nasıl oluştu, ne kadar yazabilirim? İnsanlar kardeş olabilir, arkadaşta olabilir. Fakat dost, evet dost olmak ,o daha üst düzey bir paylaşım. Aradaki farkı iyi tespit edebilirsek ,dost kelimesinin anlamını daha iyi kucaklayabiliriz. Bence diğer kelimelerden ,Dost kelimesini ayıran denklik. Tarafların birbirlerini denk görmeleri ,bakış açılarını ona göre ayarlamaları önemli. Bir taraf kendini üstün yada alçak ,hangisi olduğu fark etmez ,görüyorsa,onur seviyesine gelemiyorlarsa,dostluğun kurulması zordur. Bir de özgürlük önemli. Yani dostluğun üzerine hiçbir maddi gölge düşmemeli , bana göre dostluğun en önemli unsurlarından biri bağımsızlık. Bir patron ile işçi ne kadar dost olabilirler. Örnekler çoğaltılabilir. Tabii ki bu tarif kişiler arası dostluğu anlatmaya belki yeterli gelebilir. Bir de gerçek dostluk var. Yüce Kitabımızda şifreleri açık ve gizli olan dostluk. Allah (c.c) 'ın “dostlarım” diyerek hitap etmesi bunlardan sadece birisi.En güzel dostlukta, Yüce Dost’a yaklaştıran olmalı. Hani o yüzüne baktığınızda Allah’ı hatırlatan veliler. Rabbimiz Dost hitabıyla insanın melekten farkını ortaya çıkarıyor. İnsanoğlu, Rabbi ile dostluk mukavelesini her secdede yeniliyor. İrade verilmişken hakiki Dostu bulabilmek ne büyük şeref. Meleklerin:" Biz sana sonsuz itaat ederken, insanı neden yaratıyorsun?" sorusunun cevabı yine dost kelimesinde gizli. İnsana meleklerin secde etmesi de, insanın seçme özgürlüğünden geliyor. Dağların bile yüklenmek istemediği yük bu olsa gerek. Okul, hastane, hapishane, askeriye daha sıralayabiliriz. Bunlar zorunluluk halinde bir araya gelinen yerlerdir. Herkes bilir ki bu ortamlarda arkadaş olunabilir. Fakat dost olmak zordur. Bunu kendimden biliyorum, askerde bir çok arkadaşım vardı ve dostluğa yaklaştığımızı düşünüyordum. Fakat askerlik bitince bir tane dost kazanabildiğimi öğrendim. Şu anda popüler insanlarında en büyük sorunu dostluk. Onlar dostluğun değerini daha iyi anlayabilirler Gerçek Dostu daha önceden bulmamışlarsa ,popülerlikten sonra hiç bulamazlar. Çünkü her zaman bir şüphe vardır. Hem bu sadece popüler olanlar için geçerli değildir, aynı sorunu zenginler de yaşar. Son olarak diyebiliriz ki dostluk aynı seviyede kalabilir mi?Kalmadığında bitmiş midir? Kalır demek kolaycılık ve gerçekten kaçmak olur. Bence dostluk samimiyetle başlar, samimiyetin, birbirine güvenin bittiği yerde sona erer. Birbirlerini eşit şartlarda gören insanların kavga ve tartışmaları da birbirlerini rencide etmez. Üstadım Cemil Meriç'in bir sözü ile toparlamak istiyorum. "Kaç insan düşünür,düşünen kaç insan karşılaşır, karşılaşan kaç insanda birbirine açılır." Bende ;birbirine açılan kaç insan dost olur” diyerek cümleye yeni bir ekleme yapıyorum. Böylece dostluğun ana damarı oluşmuş oluyor. Önce düşüneceğiz, sonra karşılaşacağız, ardından birbirimize açılacağız. Karşılıklı paylaşımlar sonucu samimiyet oluşmuşsa ,dostluk kurulmuştur. Önemli olan samimiyeti korumak yapmacık hareket yerine doğal olmak. Riya örtüsüne bürünmüş çok sayıda arkadaş yerine ,samimi bir dost yeter. Aklımızdan ve gönlünüzden geçenleri paylaşamıyorsak, gönül rahatlığı ile birbirimize söyleyemiyorsak daha dost olmamışız demektir. Yazının sonunda fark ettim ki, dost olmak gerçekten çok zormuş. Dostluğu değerli kılanda bu zorlukların sonunda ulaşılması, bence. Bence diyorum çünkü dost kelimesine bir kısıtlama getirmek istemem. Bu yazabildiklerim şu ana kadar benim dünyama yazılanlardı. Selam tüm can dostlar,selam candan dost olabilenler. Bizleri dostluğun sıcaklığına davet ediyorum. Hakikat dostluğunda buluşalım, tanışalım, paylaşalım... Sayabileceğimiz o kadar çok hakiki dostluk var ki. Peygamberimiz ve ashabı, ensar ve muhacir, Mevlana ve Şems ve sayfalara sığmayacak kadar Allah’ın veli kulları. Birbirini sadece O’nun rızası için seven dostlar. Eğer sizinde yüzüne baktığınızda Allah’ı hatırlatan, konuştuğunuzda içinizi genişleten bir gerçek insan tanıyorsanız hakiki dostluğu yaşadığınızı ifade edebilirsiniz.

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa